OZAN TÜRKYILMAZ

OZAN TÜRKYILMAZ

TAHMİN ETTİĞİNİZDEN DAHA FAZLA ÇERİK

Energytree

14/8/2007

21. yüzyılda her zamankinden daha çok enerjiye ihtiyacımız var. Dolayısıyla, enerji kaynaklarının gün geçtikçe daha çok azaldığınıda düşünsek, artık enerjimizi daha dikkatli kullanmak zorundayız. Ben Arent tarafından bu amaçla tasarlanan EnergyTree, enerji tüketiminin kontrolüne oldukça yenilikçi bir anlayış getiriyor.

src="http://www.bildirgec.org/imaj/ecrivain/energytree-kucuk.jpg"
src="http://www.bildirgec.org/imaj/ecrivain/energytree3-kucuk.jpg"

EnergyTree, kendisine bağlanan ev/ofis vb. gibi yerlerdeki enerji gerektiren cihazların ne oranda enerji harcadığını hesaplayabilen ve bunların enerji tüketimlerini optimize edebilen bir yapıya sahip. EnergyTree, sulamak gibi normal yollardan bakım gerektirmeyen gerçek bir de ağaç içermekte. Eğer kullanıcı enerji tüketimi konusunda yüksek derecede etkili davranırsa, EnergyTree, üzerindeki ağacın tüm yaşamsal gereksinimlerini karşılamakta. Tersi durumdaysa, ağaç yavaş yavaş kuruyup ölmekte. Böylece, kullanıcılar enerji tüketimleri hakkında görsel olarak bilgi edinebilmekte.

EnergyTree’nin diğer bir işlevi de, kendisine bağlı aletlerin enerji tüketimlerini kontrol etmek ve gerekmediğinde bu aletleri tümüyle kapatmak.

Bu yenilikçi tasarım, ayrıca, günümüzün web 2.0 online topluluklarına benzer biçimde, EnergyTree’leri bir toplayıcı (collector) sistemine bağlayarak insanları enerji tasarrufu yapmaya teşvik etmek ve tasarruf edilen enerjinin belirli bir alanda toplanmasını sağlamak amacını da taşımakta.

Bugün için kullanılabilirlikleri oldukça tartışmalı olsa da, günümüzün en önemli sorunu olan enerji konusuna eğilen bu tür tasarımlar yakın gelecekte günlük hayatın bir parçası olmaya aday görünüyor.

Kalıcı Bağlantı

Şüpheli Mailleri Açmayın

8/8/2007

Merkezi Mersin'de bulunan Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, son günlerde MSN üzerinden kontör temin etme yönteminin arttığını, ''modern ve teknolojik hırsızlar''ın, kullanıcıları mağdur ettiğini belirtti.
Göktaş, ÇETKODER'in düzenlediği ''MSN tuzakları, cepten dolandırıcılık'' konulu toplantıda, Yahoo, Google, MSN Messenger gibi haberleşme programlarının şifrelerini kıran kötü niyetli kişilerin vatandaşları dolandırdığına dikkati çekti. Şifresi kırılan internet kullanıcısının adresinde bulunan kişilere ulaşan hırsızların kontör talebinde bulunduğunu ifade eden Göktaş, bazı hırsızların da kırdıkları MSN messengerde kayıtlı adreslerden borç para talep ettiğini vurguladı.
Mustafa Göktaş, ayrıca bazı sitelere yönlendirerek ya da dosyalar göndererek, kullanıcılara ait şifre bilgilerinin haksız kazanç elde edebilmek için ele geçirilmeye çalışıldığını bildirdi. Bazı zararlı yazılımlarla bilgilerin ele geçirildiğini anlatan Göktaş, şunları kaydetti:
''Bir başka yöntem ise 'haberi gördün mü, girip okusana, senin için bak ne yazdım, ne hazırladım' tarzı ilgi çekici söylemler ile vatandaşları hazırlanan sahte web sayfalarına yönlendirip MSN şifreleri yazmaları sağlanıyor. Bu işlemin gerçek olduğunu sanan vatandaş, şifresini şüphelenmeden yönlendirilen sayfaya girmekte ve bilgileri hackerların eline geçmekte. Çok dikkatli olunmalı. Modern ve teknolojik hırsızlar, MSN kullanıcılarını mağdur ediyor.
Çalınan MSN adresi ve şifresinin 'passport@css.one.microsoft.com'' adresi aracılığı ile tekrar elde edilebilir. Ancak MSN kullanıcıları şifrelerini ve bilgilerini sürekli güncellemeliler, şifreler en az 10-12 haneli olarak belirlenmeli ve rakamların yanı sıra harfler ve semboller de kullanılmalı.'' Göktaş, kontör, şifre istekleri ile kredi kartı numarası ve internet hesap bilgisi veya banka hesap bilgisi gibi taleplere şüpheyle yaklaşılması gerektiğini anlattı. Sanal sohbet ortamında tanışılan kişilere aile, adres, telefon, işle ilgili konularda bilgiler verilmekten kaçınılması gerektiğini belirten Göktaş, şöyle devam etti:
''Mail adreslerinize gelen şüpheli mailler, en yakın arkadaşınızdan bile olsa kesinlikle açılmamalı ve silinmelidir. MSN yolu ile gönderilen web adreslerine girilirken dikkatli olunmalı, e-posta adresi ve şifre ile giriş yapılmamalıdır. Ayrıca, kendilerini polis ya da jandarma olarak, savcı olarak tanıtan dolandırıcılar 'bir soruşturmaya esas olmak üzere sizi aradık, soruşturma yapıyoruz' diyerek cepten karşı tarafı dakikalarca konuşturup vatandaşın faturasını kabartırken dolandırıcı kişi 'konuştukça kazan' kampanyasından kontör kazanıyor. Her geçen gün yeni bir dolandırıcılık ve sahtekarlık olayı gündeme geliyor. Vatandaş bilmeden mağdur oluyor. Ancak vatandaşın merak ve güven duygusunun sömürüldüğü bir gerçek.

Kalıcı Bağlantı

Ampulü Patlatan Türk Buluşu

8/8/2007

Türk araştırmacılar, Edison'un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. ”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.
Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan ''NANOTECHNOLOGY'' dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.
Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı'nın imzasını taşıyor.
Demir, başkanlığını yaptığı araştırma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz ışık üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile başardıklarını kaydetti.
LED'lerin günümüzde ampulsüz trafik ışıkları, kamera, mikroskop ışık kaynakları gibi kullanım alanları olduğunu ifade eden Demir, “LED'ler, evlerimizde kullandığımız ampuller ve florasan lambalarının yerine geçecek. Keşif, geleceğin iç mekan ve otomotiv aydınlatma fonksiyonlarını tamamen değiştirecek nitelikler taşıyor” dedi.

BİR ÖMÜRDE 4 AMPUL
Yeni teknoloji ürünü ışık kaynaklarının çok uzun yıllar dayanabildiğini ve elektrik enerjisini bire on oranında az kullandığını belirten Demir, ”Ampullerin dayanaksızlığını evimizde ne sıklıkta ampul değiştirdiğimizi düşünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED'i günde 12 saatten 23 yıl süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yaşamda sadece 4 defa ışık kaynağını yenilemek anlamına geliyor” dedi.
LED'lerle tüm dünya elektrik harcamasının yüzde 50 miktarında azaltması öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektriğin yüzde 20'si aydınlatmada kullanılıyor. Tüm bu nedenlerden dolayı nanokristal katkılı beyaz ışık kaynakları hem bilim dünyasında hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthiş buluşun tasarımı, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Şimdi geriye sadece üretmek kaldı

Kalıcı Bağlantı